Buğday tarlasındayım, güneş yüzüme vuruyor. Ilık esen rüzgarın verdiği o müthiş his... Saçlarım, saçlarım rüzgarın esintisiyle uçuşuyor. Rüzgarın gücüyle savrulan saçlarım yine omuzlarıma düşüyor. Gözlerimi kapatıp , kendimi ılık rüzgara ve güneşe bırakıyorum. Aynı sana bıraktığım gibi... Kollarımı açıyor,, göğsümü daha da dikleştiriyor ve güneşin içimi ısıtmasını bekliyorum. Aynı senin içimi ısıttığın gibi...Sonra elbisemin eteklerini tutuyor ve çocuklar gibi şen koşuyorum, buğdayların içinde. Ara ara bacaklarıma çarpan otları hissediyorum. Ama canımı yakmıyorlar, senin benim canımı çoğu kez yakman ve benim hepsini yok saymam gibi yok sayıyorum onları. Bunca güzellik içinde bacağıma değen otlar umursanmayacak kadar gereksiz bir ayrıntı. Dönüyorum, dönüyorum rüzgarla dans ediyorum. Sarhoş gibiyim; güneş, sıcak ve sen beni sarhoş ediyorsunuz. Rüzgarın başakları bir o yana bir bu yana savurmasını izliyorum. Senin beni bir kelime ile mutlu edip bir kelime ile dünyanın en mutlu insanı etmen gibi...
Sonra açıyorum kollarımı başımı göğe yükseltiyorum ve başakların üzerine salıyorum kendimi. Uçuyormuş gibi, bulutlara yükselmiş,kendini boşluğa bırakmış gibi.Öylece gökyüzüne bakıyorum. İzliyorum mavi sonsuzluğu...Aynı gözlerine bakıp seni izlemem gibi, aynı aşkla sana dalıp gitmem gibi...
öneri:https://youtu.be/z_6EJDeZzWM

Yorumlar